Window to the World

Window to the World

13 Kasım 2016 Pazar

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu / Stefan Zweig

 

 

"Sana, beni asla tanımamış olan sana".

 
Kitabı okurken sadece insanın farklı psikolojik yanlarını tanımakla, iredelemekle kalmıyor insan.
Duygudan duyguya da sürükleniyor.
Önce çok kızdım. Neden karşılığı olmayan bir aşk için ömrünü verdin diye.
Sonra üzüldüm. Bir insan bu kadar yalnız bırakılır mı hayatta diye.
Fakat sonra hak verdim, kitapta ismi belli olmayan kadına.
Neden mi?
Çünkü o karşısındaki adamı o kadar iyi tanımıştı ki, bu aşkın bir karşılığı olmayacağını; olsa olsa
ancak bir acıma duygusuyla karşılık bulacağını anlamıştı.Bunu istemiyordu. Yani kendisini de çok iyi tanıyordu.
Hayatında ne istediğini çok iyi biliyordu. Ve yine kendi seçimiyle hayatını aşkına adadı. Karşılıksız bile olsa.
Kitap 1920'li yıllarda yazılmış. Bu gün bile kaç kadın kendi tercih ettiği bir hayatı
yaşıyor/yaşayabiliyor.

“… Fakat sen kimsin ki benim için ?
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden,
bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için ?”


".. Bekledim, bekledim, seni kaderimi beklercesine bekledim."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder